- Mesaj
- 480
Atatürk, yarınları bugünden görebilen zeki, çalışkan ve güçlü bir kişiliğe sahipti. O, Türk halkına hep güvendi ve özellikle de Türk çocuklarının onlara bırakılan emanetlere sahip çıkacağına, her zaman yurdunu üst seviyeye çekeceğine inanmıştı. Atatürk ve arkadaşları hem masa başında aldıkları kararları hem de cephede silah arkadaşları ile savaşarak hatta şehit olarak, Türk milletinin gelişmiş medeniyetler seviyesine çıkarmak için çok emek vermiş ve bunun temelini atmıştı.
Atatürk, Türk gençlerine ve Türk çocuklarına hep güvenmişti. Yurdumuzdan bir avuç toprak vermemek için canları pahasına yetersiz silah ve malzemelerle çıplak ayakla kazanılan zafer kahramanlarının çocuk ve torunlarına kısaca Türk nesline inanmaması mümkün değildi. Bu nedenle, o günlerde çocuk olanların sonraki günlerde büyüyüp yetişkin bireyler olacağını bildiğinden, bugünün küçükleri yarının büyükleridir sözünü söylemiş ve gençleri yetiştirmenin önemini vurgulamıştır.
23 Nisan 1920 de Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) kurulmuş ve ilan edilmişti. Türkiye artık milletin meclisi ile yönetilecekti. Kendi ülkemizi kendi özgür irademizle yönetmemiz son derece gurur vericiydi. Atatürk bu icraatları yaparken hep geleceğin Türk çocuklarına güvenmişti. Her yıl büyük bir coşku ile kutladığımız “23 NİSAN Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” Bu nedenle çocuklara armağan edilmişti.
Türk çocuğu aileleri tarafından özenle büyütülmeli, okula gitmeli ve aydın bireyler olarak yurduna faydalı bireyler olmalı derdi. Bu nedenle savaştan yeni çıkan ülkemizde her alanda yenilikler yaptı.
İnkılapları; Siyasi alanda, Eğitim alanında, Hukuki alanda, Kültür alanında, Toplumsal alanda, Ekonomi alanında pek çok devrimler yapmıştı. Güvendiği halkı bu yeniliklere ayak uydururken hızla kalkınan ülkemiz geleceğin nesline emanet edeceği mirasa bugünün küçüklerinin yarının büyükleri olarak sahip çıkacağına inanmıştı.
Her yıl 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm yurtta hatta farklı ülkelerde ülkemizi temsil eden kurumlarda coşku ile kutlanmaktadır. Dahası her 23 Nisan’da farklı ülke çocukları ülkemize davet edilerek kutlama daha da anlamlı olmaktadır. Dünyada hiçbir ata (baba) evlatlarına Atatürk’ün bıraktığı mirası bırakmamıştır. Zorlukla kazanılan mücadele binlerce askerimizin şehit kanları ile sulanmıştır. Bu nedenle çocuklara bırakılan bu emanet çok kutsal ve değerlidir. Ne Mutlu Türk çocuklarına ve Ne Mutlu Türk'üm Diyene!
Atatürk, Türk gençlerine ve Türk çocuklarına hep güvenmişti. Yurdumuzdan bir avuç toprak vermemek için canları pahasına yetersiz silah ve malzemelerle çıplak ayakla kazanılan zafer kahramanlarının çocuk ve torunlarına kısaca Türk nesline inanmaması mümkün değildi. Bu nedenle, o günlerde çocuk olanların sonraki günlerde büyüyüp yetişkin bireyler olacağını bildiğinden, bugünün küçükleri yarının büyükleridir sözünü söylemiş ve gençleri yetiştirmenin önemini vurgulamıştır.
23 Nisan 1920 de Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) kurulmuş ve ilan edilmişti. Türkiye artık milletin meclisi ile yönetilecekti. Kendi ülkemizi kendi özgür irademizle yönetmemiz son derece gurur vericiydi. Atatürk bu icraatları yaparken hep geleceğin Türk çocuklarına güvenmişti. Her yıl büyük bir coşku ile kutladığımız “23 NİSAN Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” Bu nedenle çocuklara armağan edilmişti.
Türk çocuğu aileleri tarafından özenle büyütülmeli, okula gitmeli ve aydın bireyler olarak yurduna faydalı bireyler olmalı derdi. Bu nedenle savaştan yeni çıkan ülkemizde her alanda yenilikler yaptı.
İnkılapları; Siyasi alanda, Eğitim alanında, Hukuki alanda, Kültür alanında, Toplumsal alanda, Ekonomi alanında pek çok devrimler yapmıştı. Güvendiği halkı bu yeniliklere ayak uydururken hızla kalkınan ülkemiz geleceğin nesline emanet edeceği mirasa bugünün küçüklerinin yarının büyükleri olarak sahip çıkacağına inanmıştı.
Her yıl 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm yurtta hatta farklı ülkelerde ülkemizi temsil eden kurumlarda coşku ile kutlanmaktadır. Dahası her 23 Nisan’da farklı ülke çocukları ülkemize davet edilerek kutlama daha da anlamlı olmaktadır. Dünyada hiçbir ata (baba) evlatlarına Atatürk’ün bıraktığı mirası bırakmamıştır. Zorlukla kazanılan mücadele binlerce askerimizin şehit kanları ile sulanmıştır. Bu nedenle çocuklara bırakılan bu emanet çok kutsal ve değerlidir. Ne Mutlu Türk çocuklarına ve Ne Mutlu Türk'üm Diyene!